Minyatür Sanatı

  • Facecook Sayfası
  • Arşiv
  • RSS
  • sorularınız
aşkın yerini iyilik aldığı zamaninanırım beni sahiden sevdiğineyağmurun yerini kuşlar doldurduğu zamanaz kuşlar onlar iyi kuşlarkanatlarından büyük merhametleri varİyilikler Gazeli / Haydar Ergülen
View Separately

aşkın yerini iyilik aldığı zaman
inanırım beni sahiden sevdiğine

yağmurun yerini kuşlar doldurduğu zaman

az kuşlar onlar iyi kuşlar
kanatlarından büyük merhametleri var

İyilikler Gazeli / Haydar Ergülen

    • #Minyatür
    • #miniature
    • #minyatür sanatı
    • #Haydar Ergülen
    • #İyilikler Gazeli
  • 2 hafta önce
  • 1
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
”içindeki şiddet kuşlarını ne yana salsan acıyı bilir,döner ağacın en kuru dalına konar..”
Pop-upView Separately


”içindeki şiddet kuşlarını ne yana salsan acıyı bilir,
döner ağacın en kuru dalına konar..”

    • #Autumn
    • #Mahmoud Farshchian
    • #Minyatür
    • #miniature
    • #minyatür sanatı
    • #İran Minyatürü
  • 2 hafta önce
  • 2
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Tezyinat sorunu çok ehemmiyetli. Tezyinat herhangi bir eşyanın yahut varlığın binanın üzerine ilave edilen, onu süsleyen bir parçasıdır. Tezyinilik ise yapılan işin bir ziynet, süs karakterinde olması anlamına geliyor. Tezyinilik, İslam sanatlarının genel özelliğidir. Bu insanlık tarihinde oldukça nadir rastlanan bir hadise.Kubbeyi Yere Koymamak / Turgut Cansever
Pop-upView Separately

Tezyinat sorunu çok ehemmiyetli. Tezyinat herhangi bir eşyanın yahut varlığın binanın üzerine ilave edilen, onu süsleyen bir parçasıdır. 

Tezyinilik ise yapılan işin bir ziynet, süs karakterinde olması anlamına geliyor. Tezyinilik, İslam sanatlarının genel özelliğidir. Bu insanlık tarihinde oldukça nadir rastlanan bir hadise.

Kubbeyi Yere Koymamak / Turgut Cansever

    • #Kubbeyi Yere Koymamak
    • #Turgut Cansever
    • #tezyinat
    • #mimari
    • #sanat
    • #art
    • #İslam
  • 2 hafta önce
  • 2
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Itrî dinlemekten sıkılan bir adamın Süleymaniye’nin mimarisinden tad alabileceğini mümkün sayamayız. Hâfız Post’a yaklaşamamış olan birisi Doğu medeniyetinin (daha da daraltalım: Osmanlı Medeniyetinin) övgüsünü yapıyorsa ne yaptığından habersiz bir kimsedir şüphesiz. Basit gözlemlerle anlaşılacaktır ki, insanın bağlı olduğu ahenk hangi seviyede ise o insanın düşünme seviyesi de aynı seviye çevresindedir. Bağlı olduğu ahenk dolmuş şarkıları, gazino müziği seviyesinde olan insan dünyayı aynı seviyeden kavrayabilir. Düşünüş ve kavrayış seviyesi bu müziği yaşatacak, bu müziği devam ettirebilecek kırattadır. Böyle birinin yüksek seviyeli düşünceleri ne anlaması, ne de aktarması mümkün değildir.Bir milleti köleleştirmenin en etkili yolu, benim bildiğim kadarıyla o millette yaşayan ahengi bayağılaştırmaktır. Dilini kaybeden düşüncesini kaybeder. Ama eğer ahengini muhafaza ediyorsa dilini yeniden ele geçirebilecek gücü toplayabilir. Ahengi bayağılaşmış olan millet düşüncesinin yeniden ele geçirilmesi gerektiği düşüncesine ulaşmakta bile güçlük çekecektir. Türkiye’de arabeskin zaferi ile bankerlerin zaferi birbirine paraleldir.Zor Zamanda Konuşmak / İsmet ÖzelÇıdam Yayınları, 4. baskı: 1990, sf.43-44
Pop-upView Separately

Itrî dinlemekten sıkılan bir adamın Süleymaniye’nin mimarisinden tad alabileceğini mümkün sayamayız. Hâfız Post’a yaklaşamamış olan birisi Doğu medeniyetinin (daha da daraltalım: Osmanlı Medeniyetinin) övgüsünü yapıyorsa ne yaptığından habersiz bir kimsedir şüphesiz. Basit gözlemlerle anlaşılacaktır ki, insanın bağlı olduğu ahenk hangi seviyede ise o insanın düşünme seviyesi de aynı seviye çevresindedir. Bağlı olduğu ahenk dolmuş şarkıları, gazino müziği seviyesinde olan insan dünyayı aynı seviyeden kavrayabilir. Düşünüş ve kavrayış seviyesi bu müziği yaşatacak, bu müziği devam ettirebilecek kırattadır. Böyle birinin yüksek seviyeli düşünceleri ne anlaması, ne de aktarması mümkün değildir.

Bir milleti köleleştirmenin en etkili yolu, benim bildiğim kadarıyla o millette yaşayan ahengi bayağılaştırmaktır. Dilini kaybeden düşüncesini kaybeder. Ama eğer ahengini muhafaza ediyorsa dilini yeniden ele geçirebilecek gücü toplayabilir. Ahengi bayağılaşmış olan millet düşüncesinin yeniden ele geçirilmesi gerektiği düşüncesine ulaşmakta bile güçlük çekecektir. Türkiye’de arabeskin zaferi ile bankerlerin zaferi birbirine paraleldir.

Zor Zamanda Konuşmak / İsmet Özel
Çıdam Yayınları, 4. baskı: 1990, sf.43-44

    • #Zor Zamanda Konuşmak
    • #İsmet Özel
    • #Itrî
    • #mimari
    • #şarkı
    • #müzik
    • #dil
    • #düşünce
    • #arabesk
  • 2 hafta önce
  • 4
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Divan şiirinde sevgili idealize edilirken ona yapılan her yakıştırmada ayrı bir gönderme vardır. Mesela tabiat sevgiliye bakarak süslenir ki bu tabiattaki güzelliğin ilahi güzelliklerin bir izdüşümü olduğunu ifade etmenin diğer şeklidir. Sevgilinin ulaşılmaz ve hayali bir karakter olması, sadece Osmanlı sosyal hayatında aşıkların birbirlerini rahat görememeleriyle izah edilemez. Sevgilinin hayali ve ulaşılmaz olması, aslında insan aklının tek başına büyük hakikatleri, mutlak güzellikleri çözümlemede yeterli kalamayacağının dolayısıyla ideal güzelliğin akıl için bir hayal olduğunun diğer ifadesidir.  Divan şiirinde sevgili hep taze hep zindedir, dahası bu şiirde sevgililer pek ölmezler; zira ideal güzellik zaman ve mekan üstü yani sonsuzdur. Ona tabiî ki hesap sorulmaz, çünkü ideal olanı sorgulamak düşük olanların haddi değildir. Sevgilinin pek zengin olması, aşıklarından istediğine hayat vermesi de çok normaldir. Zaten o bütün zenginliklerin kaynağı ideal, aşkın güzelliktir ve her şeyden üstün olması pek doğaldır. Klasik edebiyat kendisine hakikat gözüyle eğilenlere özel sırlar vermekte ve onları kendi derinliklerine götürerek adeta bir hoca gibi talebelerini sil baştan eğitmektedir.
 Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl
Pop-upView Separately

Divan şiirinde sevgili idealize edilirken ona yapılan her yakıştırmada ayrı bir gönderme vardır. Mesela tabiat sevgiliye bakarak süslenir ki bu tabiattaki güzelliğin ilahi güzelliklerin bir izdüşümü olduğunu ifade etmenin diğer şeklidir. Sevgilinin ulaşılmaz ve hayali bir karakter olması, sadece Osmanlı sosyal hayatında aşıkların birbirlerini rahat görememeleriyle izah edilemez. Sevgilinin hayali ve ulaşılmaz olması, aslında insan aklının tek başına büyük hakikatleri, mutlak güzellikleri çözümlemede yeterli kalamayacağının dolayısıyla ideal güzelliğin akıl için bir hayal olduğunun diğer ifadesidir.

Divan şiirinde sevgili hep taze hep zindedir, dahası bu şiirde sevgililer pek ölmezler; zira ideal güzellik zaman ve mekan üstü yani sonsuzdur. Ona tabiî ki hesap sorulmaz, çünkü ideal olanı sorgulamak düşük olanların haddi değildir. Sevgilinin pek zengin olması, aşıklarından istediğine hayat vermesi de çok normaldir. Zaten o bütün zenginliklerin kaynağı ideal, aşkın güzelliktir ve her şeyden üstün olması pek doğaldır.


Klasik edebiyat kendisine hakikat gözüyle eğilenlere özel sırlar vermekte ve onları kendi derinliklerine götürerek adeta bir hoca gibi talebelerini sil baştan eğitmektedir.

 
Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl

    • #Divan Edebiyatı'nda “Güzellik” İdeali
    • #Divan edebiyatı
    • #edebiyat
    • #güzellik
    • #aşık
    • #sevgili
  • 2 ay önce
  • 5
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Mazmun herkesçe anlaşılabilecek ve belirli bir manası olan estetik kalıpları ifade eder. Biri dış diğeri de iç olmak üzere çoğunlukla iki manası olan mazmun, geleneğin uzun bir tecrübeden sonra bazı kavramlara belli anlamlar yüklemesiyle oluşur. Hiçbir şair yüklenilen bu anlamsal ilgileri bozamaz; başka şekillerde kullanamaz. Mesela kaşlar yaydır, kirpikler oktur, dudaklar mim harfidir, yanaklar goncadır, boy selvidir. Bu liste uzayıp gidebilir. Gelenek, asırlar boyunca yaşadığı tecrübelerle yakışabilecek en ideal kavramları bulmuş ve onları kalıplaştırmıştır; şairler de kelam atlarını ancak bu çağrışım mekanizmasının içinde coşturup koşturabilirler. Tabi bu durumu asla şairlerin sınırlarını daraltma gibi algılamamak gerekir. Zira mazmunların varlığı hem şairi beslemekte hem de şairin ona yeni katkılarda bulunarak mazmunu arkadan gelenlere daha yoğun bir şekilde bırakmasına vesile olmaktadır. Böylelikle mazmunlar asırlar boyu işlene işlene mükemmel hale gelmekte ve ortaya, üzerinde yoğun bir tecrübe enerjisi taşıyan tam anlamıyla klasik bir edebiyat çıkmaktadır. Böylelikle sanat herhangi bir şahsın bireysel sınırlı çabasının değil; toplum ve tarih denilen o büyük şahsın asırlar boyu süren ortak çabasının sonucu olan bir sanat olmaktadır. Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl
Pop-upView Separately

Mazmun herkesçe anlaşılabilecek ve belirli bir manası olan estetik kalıpları ifade eder. Biri dış diğeri de iç olmak üzere çoğunlukla iki manası olan mazmun, geleneğin uzun bir tecrübeden sonra bazı kavramlara belli anlamlar yüklemesiyle oluşur. Hiçbir şair yüklenilen bu anlamsal ilgileri bozamaz; başka şekillerde kullanamaz. Mesela kaşlar yaydır, kirpikler oktur, dudaklar mim harfidir, yanaklar goncadır, boy selvidir. Bu liste uzayıp gidebilir. 

Gelenek, asırlar boyunca yaşadığı tecrübelerle yakışabilecek en ideal kavramları bulmuş ve onları kalıplaştırmıştır; şairler de kelam atlarını ancak bu çağrışım mekanizmasının içinde coşturup koşturabilirler. Tabi bu durumu asla şairlerin sınırlarını daraltma gibi algılamamak gerekir. Zira mazmunların varlığı hem şairi beslemekte hem de şairin ona yeni katkılarda bulunarak mazmunu arkadan gelenlere daha yoğun bir şekilde bırakmasına vesile olmaktadır. Böylelikle mazmunlar asırlar boyu işlene işlene mükemmel hale gelmekte ve ortaya, üzerinde yoğun bir tecrübe enerjisi taşıyan tam anlamıyla klasik bir edebiyat çıkmaktadır. Böylelikle sanat herhangi bir şahsın bireysel sınırlı çabasının değil; toplum ve tarih denilen o büyük şahsın asırlar boyu süren ortak çabasının sonucu olan bir sanat olmaktadır. 

Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl

    • #Divan Edebiyatı'nda “Güzellik” İdeali
    • #Hüseyin Bayçöl
    • #edebiyat
    • #güzellik
  • 2 ay önce
  • 1
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Divan şairi asli güzelliğe ulaşmak için ya resmettiği güzelliği aşıp asli olana ulaşmaya çalışır ya da ideal olandan hareketle eldekini idealize etmeye çalışır. Zaten güzeldeki güzellik Yaratıcının güzelliğidir. Şair aşığa hasret kaldığından dem vururken aslında Yaratıcıya aşık ve hasret olduğunu ifade etmektedir. Bu yönüyle bakılınca şiirlerde kullanılan ifade ve kalıpların bir çoğu tasavvufi değerlerle örtüşmektedir. Bu terminolojiye göre çoğu zaman şarap aşkın ifadesidir. Şarabı sunan saki, şeyh-mürşit-hocadır. Meyhane tekke-dergah-okuldur. Aşık manevi yolculuk yaşayan derviş-mürit-talebedir. Sevgili ise bizzat Yaratıcının kendisidir. Bazıları meseleyi daha da ilerleterek şiirde sevgiliyle ilişkili kullanılan tüm ifadeleri tasavvufi duygu ve düşünceyle ilişkilendirmişlerdir. Buna göre mesela vuslat (sevgiliye kavuşma) Kabe’nin temsilidir. Saç ve zülüf Yaratıcının birlik sıfatını anlatır; çünkü saç yakında tek tek ayrı unsurlardan oluşurken uzaktan tamamen birlik halindedir. Yanak, nurun ifadesidir. Çoğunlukla nokta kadar küçük olmakla övülen dudaklar manevi sırrı ve yokluğu anlatır. Kadeh aşığın kalbidir; Mutrib (eğlence meclislerinde çalgı çalan kişi) aşkı aktaran şeyhtir. Def, Yaratıcı’yı istemenin ifadesidir.Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl
Pop-upView Separately

Divan şairi asli güzelliğe ulaşmak için ya resmettiği güzelliği aşıp asli olana ulaşmaya çalışır ya da ideal olandan hareketle eldekini idealize etmeye çalışır. Zaten güzeldeki güzellik Yaratıcının güzelliğidir. Şair aşığa hasret kaldığından dem vururken aslında Yaratıcıya aşık ve hasret olduğunu ifade etmektedir. Bu yönüyle bakılınca şiirlerde kullanılan ifade ve kalıpların bir çoğu tasavvufi değerlerle örtüşmektedir. 

Bu terminolojiye göre çoğu zaman şarap aşkın ifadesidir. Şarabı sunan saki, şeyh-mürşit-hocadır. Meyhane tekke-dergah-okuldur. Aşık manevi yolculuk yaşayan derviş-mürit-talebedir. Sevgili ise bizzat Yaratıcının kendisidir. Bazıları meseleyi daha da ilerleterek şiirde sevgiliyle ilişkili kullanılan tüm ifadeleri tasavvufi duygu ve düşünceyle ilişkilendirmişlerdir. Buna göre mesela vuslat (sevgiliye kavuşma) Kabe’nin temsilidir. Saç ve zülüf Yaratıcının birlik sıfatını anlatır; çünkü saç yakında tek tek ayrı unsurlardan oluşurken uzaktan tamamen birlik halindedir. Yanak, nurun ifadesidir. Çoğunlukla nokta kadar küçük olmakla övülen dudaklar manevi sırrı ve yokluğu anlatır. Kadeh aşığın kalbidir; Mutrib (eğlence meclislerinde çalgı çalan kişi) aşkı aktaran şeyhtir. Def, Yaratıcı’yı istemenin ifadesidir.

Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl

    • #Divan Edebiyatı'nda “Güzellik” İdeali
    • #Hüseyin Bayçöl
    • #edebiyat
    • #Divan edebiyatı
    • #güzellik
  • 2 ay önce
  • 2
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Divan şiiri neredeyse kaşın, gözün, yanağın, ayva tüylerinin, dudağın, saçın, perçemin şiiridir. Şair en çok burayla meşguldür. Yüze o kadar odaklanmasına rağmen bedenin aşağı kısımlarıyla hiç ilgilenmez, divan şiiri. Aşağının kadına mı erkeğe mi ait olduğu tam belli değildir. Zaten bunlar şairi çok da ilgilendirmez; çünkü aşağıda olanlar yemek, içmek, cinsellik gibi daha çok dünyaya ait unsurlardır. Ama yukarısı çok tasvir edilir; zira yukarıdakiler, ideale dönük olan unsurların izdüşümüdür. Şairlerin yukarıda olana merakı, bazen kendilerine öyle şeyler resmettirir ki, resmedilenin kime ait olduğu çoğu zaman karışır. Öyle ki resmedilen güzelliklerde kadının da erkeğin de çocuğun da yaşlı bilgenin de hepsinin izleri vardır. Bu durum ilk etapta anlaşılmayabilir ama dikkatli bir gözle bakılınca görülecektir ki asırlar boyunca işlenen o simada, aslında sadece her şeyin ortak paydası olan ilahi güzellik işlenmektedir. Tabi şair kendisini tamamlamanın peşindedir; tasvirini yapar herkes de kendi ruhunu görür.
Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali /Hüseyin Bayçöl
Pop-upView Separately

Divan şiiri neredeyse kaşın, gözün, yanağın, ayva tüylerinin, dudağın, saçın, perçemin şiiridir. Şair en çok burayla meşguldür. Yüze o kadar odaklanmasına rağmen bedenin aşağı kısımlarıyla hiç ilgilenmez, divan şiiri. Aşağının kadına mı erkeğe mi ait olduğu tam belli değildir. Zaten bunlar şairi çok da ilgilendirmez; çünkü aşağıda olanlar yemek, içmek, cinsellik gibi daha çok dünyaya ait unsurlardır. Ama yukarısı çok tasvir edilir; zira yukarıdakiler, ideale dönük olan unsurların izdüşümüdür. Şairlerin yukarıda olana merakı, bazen kendilerine öyle şeyler resmettirir ki, resmedilenin kime ait olduğu çoğu zaman karışır. Öyle ki resmedilen güzelliklerde kadının da erkeğin de çocuğun da yaşlı bilgenin de hepsinin izleri vardır. Bu durum ilk etapta anlaşılmayabilir ama dikkatli bir gözle bakılınca görülecektir ki asırlar boyunca işlenen o simada, aslında sadece her şeyin ortak paydası olan ilahi güzellik işlenmektedir. Tabi şair kendisini tamamlamanın peşindedir; tasvirini yapar herkes de kendi ruhunu görür.

Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali /Hüseyin Bayçöl

    • #Divan Edebiyatı'nda “Güzellik” İdeali
    • #Hüseyin Bayçöl
    • #Divan edebiyatı
    • #edebiyat
    • #güzellik
  • 2 ay önce
  • 5
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Şairin aşık olup övdüğü falan veya filan değil bizzat güzelliğin kendisidir. Divan şiirinin idealist algısına göre, asl olan güzelliğin kendisidir. Bu güzellik, bir kadında da olsa, bir çocukta da olsa, bir padişahta veya bir şeyhte de olsa övülmeye değerdir ve övülmelidir. Hele hele güzelliğin en çok ön plana çıktığı kaş, göz, dudak, yanak gibi yüze ait unsurlar daha çok merkeze alınmalıdır. Zaten bunlar üstte olan, üste ait olan yani yukarıda olan, yukarıyı temsil eden, dolayısıyla Yaratıcıyı anlatan unsurlardır.Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl
View Separately

Şairin aşık olup övdüğü falan veya filan değil bizzat güzelliğin kendisidir. Divan şiirinin idealist algısına göre, asl olan güzelliğin kendisidir. Bu güzellik, bir kadında da olsa, bir çocukta da olsa, bir padişahta veya bir şeyhte de olsa övülmeye değerdir ve övülmelidir. Hele hele güzelliğin en çok ön plana çıktığı kaş, göz, dudak, yanak gibi yüze ait unsurlar daha çok merkeze alınmalıdır. Zaten bunlar üstte olan, üste ait olan yani yukarıda olan, yukarıyı temsil eden, dolayısıyla Yaratıcıyı anlatan unsurlardır.

Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl

    • #Divan Edebiyatı'nda “Güzellik” İdeali
    • #Hüseyin Bayçöl
    • #Divan edebiyatı
    • #güzellik
    • #şair
  • 2 ay önce
  • 4
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Divan edebiyatı geleneksel bir edebiyattır ve hep mükemmel olanın, hep ideal olanın peşindedir. Bu edebiyatın işçileri, hep mütevazi davranmışlar ve ortak bir birikimden istifade ederek o birikimi beslemeye çalışmışlardır. Zira onlar birikenleri ortak bir hafızanın ürünü olarak görmüşler ve ortak hafızanın “ideal bir güzeli bulup onu en güzel şekilde aktarma” hedefine hizmet etmeyi de gaye bilmişlerdir. Bu ortak hafızaya göre, asıl olan güzelliğin kendisidir ve bu güzellik nerede tezahür ederse etsin en mükemmel şekilde anlatılmalıdır. Zira yeryüzünde izdüşümleri görülen bu güzellikler aslında ideal olanın birer yansımasıdırlar. İdeal olan mutlak anlamda güzel olduğuna göre sanatçı da mutlak olanın büyüklüğüne layık bir şekilde eserler ortaya koymalıdır.Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl
Pop-upView Separately

Divan edebiyatı geleneksel bir edebiyattır ve hep mükemmel olanın, hep ideal olanın peşindedir. Bu edebiyatın işçileri, hep mütevazi davranmışlar ve ortak bir birikimden istifade ederek o birikimi beslemeye çalışmışlardır. Zira onlar birikenleri ortak bir hafızanın ürünü olarak görmüşler ve ortak hafızanın “ideal bir güzeli bulup onu en güzel şekilde aktarma” hedefine hizmet etmeyi de gaye bilmişlerdir. Bu ortak hafızaya göre, asıl olan güzelliğin kendisidir ve bu güzellik nerede tezahür ederse etsin en mükemmel şekilde anlatılmalıdır. Zira yeryüzünde izdüşümleri görülen bu güzellikler aslında ideal olanın birer yansımasıdırlar. İdeal olan mutlak anlamda güzel olduğuna göre sanatçı da mutlak olanın büyüklüğüne layık bir şekilde eserler ortaya koymalıdır.

Divan Edebiyatı’nda “Güzellik” İdeali / Hüseyin Bayçöl

    • #Divan Edebiyatı'nda “Güzellik” İdeali
    • #Hüseyin Bayçöl
    • #güzellik
    • #edebiyat
  • 2 ay önce
  • 2
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
8 sayfadan 1. sayfa
← Daha yeni • Daha eski →

Minyatür Sanatı

Hakkında

Avatar Minyatür Sanatı
  • RSS
  • Rastgele
  • Arşiv
  • sorularınız
  • Mobil
Effector Theme by Pixel Union